Eskiden boyle degildi bu isler, en saglam fedaileri mahpuslarda bulurduk. Simdi degisti. Fedai demiyorlar, guvenlik diyorlar. Sabikasi olmayacak diyorlar. Egitim almis olacak, sertifikasi olacak diyorlar. Okumus olacak diyorlar... Ankara'nin varosunda gecen soguk ve yarali cocukluk yillarinin ardindan tum yuklerini gecmiste birakan, onu eve baglayan herhangi bir sey kalmamis, ama gidecek hicbir yeri de olmayan, kimsesiz, tek basina bir genc adam. Icindeki ofke ve isyan duygusuyla oralarda bir yerlerde yasanacak bir seylerin, belki de onu sevecek birilerinin oldugu hayaliyle adimliyor sokaklari... O esnada Ankara'nin karanlik, soguk ve cirkin gecesinde, "derin" gece hayatinin kurallariyla yasayan adamlarin, her an olume hazir evden cikan translarin, zorla calistirilan yabanci kadinlarin ve esrarengiz zevkleri olan kalantor isadamlarinin gunu ise daha yeni basliyor. "Pezevenklik mi yapacagim?!" "Ankara gecelerinde ya orospu, ya musteri, ya pezevenk ya da hamallik var. Sececeksin bir ta