ŷ

Felsefe Quotes

Quotes tagged as "felsefe" Showing 1-30 of 83
Edgar Allan Poe
“Zekice bir kitap yazmışsın, Bon-Bon,� diye devam etti Majesteleri, dostumuzun omzuna, o verilen emri tam anlamıyla yerine getirdikten sonra bardağını bırakırken hafifçe, bilgiç bir tavırla vurarak. “Kesinlikle zekice bir kitap. Tam benim sevdiğim türden bir eser. Ancak özdeğe ilişkin tasarımın geliştirilebilir ve fikirlerinin pek çoğu bana Aristoteles’i anımsatıyor. O filozof en yakın tanıdıklarımdan biriydi. Onu hem korkunç huysuzluğundan, hem de pot kırmak gibi eğlenceli bir yönünden dolayı severdim. Bütün o yazdıkları arasında tek bir somut gerçek var ki, onun ipucunu da kendisinin absürdlüğünü sevdiğim için ben verdim. Pierre Bon-Bon, hangi yüce ahlâki gerçekten bahsettiğimi biliyorsun sanırım, değil mi?�

“Bildiğimi söyleyemem –�

“Evet! � Aristoteles’e insanların hapşırırken gereksiz fikirleri burunlarından dışarı attığını söyleyen bendim.�

“Bu –hık!� gerçekten de doğru,� dedi metafizikçi, kendisine bir bardak daha Mousseux koyarken ve ziyaretçisinin parmaklarına enfiye kutusunu sunarken.

“Platon’a da,� diye devam etti Majesteleri, enfiye kutusunu ve içerdiği iltifatı alçakgönüllülükle geri çevirerek, “Platon’a da bir zamanlar arkadaşça hisler beslemiştim. Platon’la tanıştın mı Bon-Bon? � Ah! Hayır, binlerce kez özür dilerim. Benimle bir gün Atina’da, Parthenon’da karşılaştı ve bana bir fikirden bunaldığını söyledi. Ona ο νους εδτιv αυλος‘yu* yazmasını önerdim. Bunu yapacağını söyleyip eve gitti, ben de piramitlere çıktım. Ama vicdanım beni bir arkadaşa bile olsa birine gerçeği söylediğim için kınadı ve apar topar Atina’ya geri dönüp ‘αυλος’yu yazarken filozofun sandalyesinin arkasında durdum. Kağıda parmağımla dokunarak ters çevirdim. Böylece cümle şimdi ‘� νους εδτιv αυγος�** olarak okunuyor ve gördüğün gibi, metafiziğinin temel doktrini.�

“Hiç Roma’da bulundunuz mu?� diye sordu restaurateur, ikinci Mousseux şişesini bitirdikten sonra dolaptan büyük bir şişe Chambertin alırken.

“Sadece bir kez, sevgili Bon-Bon, sadece bir kez. Bir ara� –dedi Şeytan, sanki bir kitaptan okurcasına� “bir ara beş yıllık bir anarşi dönemi olmuştu ve o sırada bütün memurlarından yoksun kalan cumhuriyetin halkın seçtiklerinden başka yargıcı yoktu. Bunlar da yasal idari yetkiye sahip değildi � o zaman, Mösyö Bon-Bon � yalnızca o zaman Roma’daydım ve bu yüzden onun felsefesine ilişkin dünyevi bir tanıdığım yok.�

“Epicurus hakkında ne –hık!� ne düşünüyorsunuz?�

“Kimin hakkında?� dedi şٲ şaşkınlıkla, “Epicurus’ta kusur bulmak istiyor olamazsın! Epicurus hakkında ne düşünüyormuşum! Beni mi kastediyorsunuz bayım? � Epicurus benim. Diogenes Laertes tarafından adı anılan üç yüz bilimsel incelemenin herbirini yazan filozof benim.�

* Ruh bir flüttür.
** Ruh parlak bir ışıktır.”
Edgar Allan Poe, Bon-Bon

“Yalnızca erdemli kişilerdir sevmeye ve nefret etmeye güç yetirebilecek olan.”
DzԴüçü, Üstad dedi ki

Jean Baudrillard
“Kendi ölümümüzü bile önemsemiyorsak bu bizim çoktan öldüğümüzü gösterir.”
Jean Baudrillard, Can Çekişen Küresel Güç

“If you follow and observe a lion all day long and witness its struggle to survive, at the end of the day, it will make you happy to see it catch and eat a gazel. If you start the story by following and observing a gazel and witness its struggle to survive, at the end of the day, it will make you furious to see it being eaten by a lion. In other words, if you choose the starting point different, the same occasion will create two different judgements inside a person. So, the justice sensation inside a person depends on which story he/she follows and how long he /she follows it.”
Serdal Özdemir, Felsefirastyon

Ernest Renan
“Renan gerçekten de din yoluyla bilime geçmiş, kendi yüzyılı için gerçek "bilim dini"ni yaratmıştır. İnanç onda ölmemiştir, konu değiştirmiştir: Hakikat, onun bilmediği bir kültün yeni tanrısı olmuştur; bu kült, Akıl ve Bilginin kültüdür. Hiç kimsenin bunu keşfetmek için metinleri incelemesine gerek yoktur: Renan her sayfada bu rasyonalist "amentü"yü patlatır, onunla tüm kanılar özetler ve söyler.”
Ernest Renan, Qu'est-ce qu'une nation?

Ernest Renan
“Bilimde her şeyin amacı "mümkün olan en yüksek insan kültürünü gerçekleştirmektir.”
Ernest Renan, Qu’est-ce qu’une nation ?

Ernest Renan
“Bilim ona göre dini tahtından indiremez, çünkü zaten kendisi din olmuştur.”
Ernest Renan, Qu'est-ce qu'une nation?

“Belki de gerçek olan rüyalarımızdır. Yani ruhumuzun bedenimizden ayrılıp sonsuzluk aleminde tüm zaman kavramlarını tepe taklak
olup geçmişin, geleceğin ve şimdinin aynı anda zühur etmesi bu yüzdendir. Ölüm anında da bu öyle olmaz mı? Şimdinin içinde iken insan bir yandan ahirdeki yerini görür, bir yandan da tüm o geçmiş zamanlara belki de birkaç salise içinde yolculuk yapar. Yani zaman mevhumu sıfırlanır adeta.”
Dream World

“Çünkü bir suçlu, daha rahat suç işleyebilmek için,
polis mesleğini seçer. Deniz Sarıtop”
Deniz Sarıtop

“= Ve Sonuç

Ülke ekonomisinin yüzde doksan’ını
AKP Hükümeti, Ülkücüler/Cemaatler
ve Karadeniz Bölgesi Halkı
kendi aralarında paylaşıyorlar.
Geriye kalan çoğunluk da
yüzde on’un kavgasını veriyor.

Deniz Sarıtop”
Deniz Sarıtop

“Yüzyıl Gerçeği

Siz, bu ülkede
ışı sağlamak için,
bize karşı her gün
yeni bir savaş taktiğini
şپǰܲԳܳ.

Biz ise, bu ülkeyi
bölmek için,
kapılarınızın önüne her gün
bir demet çiçek
ııǰܳ.

Deniz Sarıtop”
Deniz Sarıtop

“Ezoterizm ve ǰüizm değişken olgulardır. Yandaşları, bazen
bu ikisinin bilgi ve bilimle ilgili olduklarını savunurlar.
Oysa bu kavramların kapsadığı üşüԳ ve yöntemler, bilimsel
ilkeler ve deneyler için yeterli olan tekrarlanabilme ve sınanabilme ölçütlerine uygun olmadığından, bu ölçütlerin genellikle tamamlayıcı olduğu kabul edilir. Buna bağlı olarak da, var olan bilim sınırlarının aşılması yoluyla daha "yüce bir bilgiye" ulaşılması sonucunda bilimin geliştirildiğini savunurlar.”
Hartmut Zinser, Ezoterizme Giriş

“Doğanın açıklanmasını amaçlayan bilim, sorularına ancak doğa ile çelişmeyecek cevapları kabul eder.”
Celâl Şengör

“Özgürlük, ış, sanat, bilgi, marifet, hikmet, felsefe, ı, bilim, tarih, kültür, erdem, yüksek insanî ahlâk, hakikat, hukuk, adalet gibi medeniyet ilkelerinin olmadığı toplumlar ve ülkelerde İslâmî hayatın varlığından söz edilemez.

İslâmî üşüԳ olmadıkça; camilerin, minarelerin, ezanların, Kur'an kurslarının, hafızların, İmam Hatip okullarının, dini tedrisatın olmasının hiçbir yararı ve önemi yoktur..”
Abdulbaki Erdogmus, Islamsiz Müslümanlik

“Zira buncadır hepsi, birbirinin izinde giderken
Bürünürler yepyeni yüzlere,
Türlü karışım ve ebedi değişimle.”
Reha Kuldaşlı, Empedokles - Her Şey Sevgi ve Nefretten Doğar

“Zaman gelir, Aşk"ın nizamında birleşir,
Zaman gelir, bölünürler Kargaşa"nın öfkesiyle
Ta ki hepsi Bir ve Bütün"e ulaşana dek
Bir daha, bir daha batıp boyun eğer.
Ve âdet olduğu üzere
Bir, Çokluk"tan; Çokluk da Bir"in kadim dağılışından
Filizlenip serpildikçe
Kavuşurlar doğuma ve fani ömürlere.
Bu uzun mübadele sürüp gittikçe
Kökleşmiş tanrılar gezer dünyanın çevresinde.”
Reha Kuldaşlı, Empedokles - Her Şey Sevgi ve Nefretten Doğar

“İtimat edersen sağlam bir ruha
Saf bir gönül ve çabayla
Görürsün onları, senin hizmetinde olacaktır
hepsi
Böylece kazanacaksın diğer her şeyi
Zira her biri, her insanın doğasındaki
Öze doğru büyür, insanın özü de
Burada yatar.”
Reha Kuldaşlı, Empedokles - Her Şey Sevgi ve Nefretten Doğar

“Tanrıların gerçek doğasını anlayanlar, beyhude zenginlikler peşinde koşmayıp gerçek hazine olan bilgiyi arayanlar, ruhunu günahlardan arındırıp Nefret"in kanlı işlerinden uzak durarak Sevgi"yi onurlandıranlar, "insanın ıstırabından ve tükenişinden kurtularak ölümsüzlerin sofrasında bayram ederler." Empedokles"e göre bilgenin yolu ve insana yaraşan budur, bu olmalıdır.”
Reha Kuldaşlı, Empedokles - Her Şey Sevgi ve Nefretten Doğar

“Eğer boyun eğersek, her şeye sahip olacağız ama kendimiz olamayacağız, karşı çıkarsak her şeyi kaybedeceğiz ama kendimiz olacağız.”
Yan Marchand, Heraklitos'un Gizemleri

“Evlenmek. Tapınakta ve Meclis'te bostan korkuluğu gibi durmak. Benimle aynı hayatı yaşayıp sıraları geldiğinde bu dünyadan göçüp gidecek çocuklar yapmak; kendi küçük hayatlarının tüm insanlığı özetlediğine inanan çocuklar. Onlar da ısızca yaşayacak, hep kulaklarının üzerine yatacaklar. Varlıklarıyla yoklukları bir olacak. İneklerin ve eşeklerin ne kadar şanı varsa, çocuklarımın soyundan gelenlerin de o kadar şansı olacak.”
Yan Marchand, Heraklitos'un Gizemleri

Çetin Çetintaş
“Mutlak bir dinlenme haline çekilemiyorsam, hareketin doğasına zincirlenmiş durumdayım.”
Çetin Çetintaş, Kanada: Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir - 2500 Yıllık Bilim Felsefesi

Çetin Çetintaş
“Bilinecek hiçbir şey kalmadığında; zihin, yaratılmış tüm benliklerden ve bilgiden özgürleştirildiğinde kişi kim olur ?”
Çetin Çetintaş, Kanada: Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir - 2500 Yıllık Bilim Felsefesi

Çetin Çetintaş
“Neye sahipsek, bir an vardı ve ona sahip değildik. Bunu hatırlamak ve her daim bunun farkında olmak, insanı "bağlanma" halinden kurtarır.”
Çetin Çetintaş, Kanada: Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir - 2500 Yıllık Bilim Felsefesi

Çetin Çetintaş
“Oysa insan, hayal ettiği şeyi yapabileceğine inanıp, bunu planlayarak harekete geçtiğinde; bu hayal artık hayal olmaktan çıkarak plana dönüşür ve yönünü kaybeder. Böyle bir durumda kişi bu plana, bu plan da kişiye doğru çekilir.”
Çetin Çetintaş, Kanada: Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir - 2500 Yıllık Bilim Felsefesi

Çetin Çetintaş
“Sonucun nitelikleri, nedenin niteliklerinden gelir.”
Çetin Çetintaş, Kanada: Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir - 2500 Yıllık Bilim Felsefesi

Çetin Çetintaş
“Yanındaki insanın, başkasına gösterdiği davranış; başkasına özel değil, kendine özel...İçinde o davranışlar mevcut...Sadece çıkacak doğru zamanı bekliyor.”
Çetin Çetintaş, Kanada: Gerçek Özgürlük Kaderin Bilgisinin Vücuda Bürünmesiyle Gelir - 2500 Yıllık Bilim Felsefesi

“Bunu söyleyebilecek durumda değildir, çünkü düşündüğünde, işittiği bir ses değildir hatırladığı, daha çok bir izlenimdir söz konusu olan, sessiz bir tür davettir.”
Yan Marchand, Martin Heidegger'in Böceği

“Eğer herkes sonunda herkesin yaptığını yapmaya başlarsa, kimin gerçekte ne düşündüğü BİLİNEMEZ!”
Yan Marchand, Martin Heidegger'in Böceği

“Güle neden sorulur mu; açmak tomurcuğundadır onun
Ne kendine döner bakar, ne de sorar gören var mı ?”
Yan Marchand, Martin Heidegger'in Böceği

“Çoğu kişi, varoluşun amacının vatanına, ailesine, ekonomisine, ama aynı zamanda kendi kendisine hizmet edip bol bol tüketmek olduğuna inanmayı yeğler. Oysa içlerinde bir boşluk da hisseder ve her gün kendi kendilerine şöyle derler; Hayır, var olmak bundan ibaret olamaz.. Ama bu söylediklerini hemen unutmaya çalışırlar."..."Dolayısıyla bizler, içi boşalmış, söyleyen herkes tarafından eskitilmiş sözcükleri kullanmak yerine, var olan şeye teşekkür etmeyi yeğliyoruz. Sözgelimi şöyle diyerek: Çayırda tek tek çiçekler açıyor.”
Yan Marchand, Martin Heidegger'in Böceği

« previous 1 3